TÜSİAD, Türkiye E-ticaret Raporunu Yayınladı

TÜSİAD’ın “Dijitalleşen Dünyada Ekonominin İtici Gücü: e-Ticaret” raporu GittiGidiyor ve The Boston Consulting Group (BCG) öncülüğünde hazırlanarak geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaşıldı. 2014 yılındaki ilk rapordan sonra dünyada ve Türkiye’de e-ticaret sektörünü ve sektöre etki eden faktörlerdeki değişimlerin anlaşılması, ülkemizdeki e-ticaretin büyümesine etki edebilecek gelişim alanların belirlenmesi ve atılacak adımların tanımlanmasının amaçlandığı raporda, sektöre hizmet sağlayan ve diğer sektörlerde faaliyet gösteren birçok kişi ve kuruluşun görüşlerinden faydalanıldı.

E-ticaret sektörü için bir bilgi kaynağı ve referans niteliğinde olmasını amaçladığımız bu rapordan sonraki ilk adım ise, sektörümüzde koordinasyonu sağlayan TOBB E-Ticaret Sektör Meclisi önderliğinde yürütülecek bir programla, Türkiye’de e-ticaretin büyümesi için geniş kapsamlı bir yol haritası çıkarmak ve uygulamaya koymak olmalıdır.

Raporda özetle, Dünya’da E-Ticaretin Dünü ve Bugünü, Türkiye’de E-Ticaret ve son olarak Türkiye’de E-Ticaret’in Büyümesi İçin Adreslenmesi Gereken Temel Konular olmak üzere üç ana başlık ele alınıyor.

1- Dünya’da E-Ticaretin Dünü ve Bugünü

Sektördeki yeni trendler ile sektörün bugününün ve yakın geleceğinin ele alındığı birinci bölüm özet olarak şu satış başlarını içeriyor;

  • Gelişmiş ülkelerde internet kullanımı belli bir olgunluk seviyesine ulaştığından, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki artan genç nüfus, düşük internet ve e-ticaret kullanımı bu coğrafyaları önemli pazarlar haline getiriyor.
  • Gelişmiş ülkeler Çin’le beraber internet ekonomisinin yeni standartlarını belirlerken, gelişmekle olan ülkeler büyümeyi tetiklemekte.
  • Dünyada e-ticaret hacmi 2016’da 1.6 trilyon dolar seviyesine ulaştı. 2011 yılında gelişmekte olan ülkeler hacmin %32’sini oluştururken, bugün bu oran %59 seviyesine geldi. 2020 yılında ise toplam hacmin %64’ünün gelişmekte olan ülkeler tarafından oluşturulması bekleniyor. Bu değişimde, dünyanın en büyük e-ticaret pazarına sahip olan Çin’in etkisi çok fazla.
  • 2011’de e-ticaretin toplam perakende içerisindeki payı %3.6 iken 2016’daki pay %8.5’e yükseldi. 2021 yılında bu oranın %13 seviyesine ulaşması bekleniyor.
  • Artan akıllı telefon kullanımı sayesinde mobil, yeni nesil ticareti şekillendiren ana unsurlardan biri oldu. 2016 itibarıyla yapılan e-ticaret işlemlerinin %44’ü mobil cihazlardan yapılıyor. Ucuz akıllı telefonların yaygınlığını artırması, akıllı telefon kullanımının ve mobil ticaretin artışındaki en önemli etkenlerden.
  • Tek kanalla başlayan alışveriş deneyimi, omni-channel’a doğru yol alıyor ve ticarette kanallar arası sınırlar kalkıyor. Mobilin artışı ile birlikte, omni-channel’a geçişi tetikleyen ana etkenlerden biri oldu. Bu nedenle, sürdürülebilir başarı için klasik perakendecilerin de online’a ve dijitalleşmeye yatırım yapmaları gerekiyor.
  • Yeni dönemde e-ticaretin öne çıkanlarından; pazar yerleri ve sınırlar ötesi e-ticaret, e-ticaretteki iş yapış şekillerini değiştirmeye başladı ve özellikle küçük ölçekli işletmeler için yeni müşteri ve pazarlara erişim fırsatı yarattı.
  • Offline ve online arası sınırları kaldıran ve birçok alanda tüketici deneyimini ve bilgi seviyesini artıran teknoloji trendleri de ticareti yeniden şekillendiriyor. Chatbotlar, kişiselleştirilmiş teklifler, drone’larla teslimat gibi teknolojik trendler bugünden başlayarak ticaretin yakın geleceğini önemli ölçüde etkileyeceği bekleniyor.

2- Türkiye’de E-Ticaret

Türkiye internet ve e-ticaret pazarındaki değişim, özellikle ilk raporun yayınlandığı 2014 tarihinden bugüne değerlendirildi: İkinci bölümde öne çıkan unsurları özetle aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

  • 46 milyon internet kullanıcısı ve %58 internet kullanımı ile Türkiye dünyadaki önemli oyuncular arasında. İnternet kullanım oranı gelişmiş ülkelerin gerisinde kalsa da gelişmekte olan ülkelerle benzer seviyede.
  • 2016 yılında %65’e ulaşan akıllı telefon kullanım oranı ile Türkiye, %60 olan dünya ortalamasının üzerinde.
  • 2013-2015 yılları arasında ortalama %35 büyüyen perakende e-ticaret hacmi, 2015 yılı itibarıyla 13.3 milyar TL’lik bir hacme ulaştı.
  • Yakalanan ivmeye rağmen, e-ticaretin toplam perakendeden aldığı pay 2016 itibarıyla %3.4 seviyesinde gerçekleşti. Dünya ortalaması olan %8.5 ile kıyaslandığında Türkiye için hala kat edilmesi gereken bir yol.
  • Akıllı telefon kullanım oranının hızla arttığı Türkiye’de mobilin e-ticaret içerisindeki payı henüz %19 seviyesinde. Dünya ortalamasının %44 olduğu dikkate alındığında, dünya ortalamasının üzerinde akıllı telefon kullanımına sahip olan ülkemizde ciddi bir potansiyel bulunuyor.
  • Tüketiciler tarafından bakıldığında, Türk tüketicileri için e-ticaretin en önemli değer önerisi hala ucuzluk beklentisi. Gelişmiş e-ticaret pazarlarında ise kolaylık daha çok ön plana çıkıyor.
  • Türkiye’de internet kullanan her 3 müşteriden yalnızca 1’i online alışveriş yapıyor. Online alışveriş yapan 4 müşteriden 1’i de alışveriş işleminde sorun yaşadığını belirtiyor ve yaşanılan sorunların başında satış sonrası süreçlerine ilişkin konular geliyor.

3- Türkiye’de E-Ticaret’in Büyümesi İçin Adreslenmesi Gereken Temel Konular 

Türkiye’de e-ticaretin büyümesine hız kazandırabilecek unsurlar ise 5 ana başlıkta inncelendi.

A- Sektör ve İdari Yapı Arasında Etkin İletişim:

  • Türkiye’de e-ticaret faaliyetlerinin ivme kazanması için sektör ve sektöre destek veren gruplar arasında ortak bir eylem planı oluşturulması gerekiyor. Sektör tarafındaki koordinasyonu sağlamak adına, 2016 yılında TOBB çatısı altında, Türkiye’nin önde gelen e-ticaret şirketlerinden, e-ticareti düzenleyen kamu kurumlarından ve e-ticaret derneklerinin temsilcilerinden oluşan bir heyetle E-Ticaret Meclisi kuruldu ve çalışmalarına başladı.
  • İdari yapı tarafında ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Müdürlüğü altında konumlu Perakende ve E-Ticaret Daire Başkanlığı çalışmalarına devam etse de, tüm bakanlıklar arasında yatay koordinasyonu sağlayacak bir oluşuma hala ihtiyaç duyuluyor.
  • Veriye erişimin kısıtlı olması nedeniyle, istenilen detayda sektör raporlamasının yapılamaması ve sektör performansının düzenli olarak takip edilememesi ele alınması gereken bir diğer önemli konu. Sektör ve idari yapı temsilcilerinin, raporlama konusunu da sahiplenerek, yatırımcı ve girişimciler için kılavuz oluşturacak raporlarla sektörü desteklemesi hedeflenmeli.

B  Algı ve Dijital Okuryazarlığın Artırılması: 

  • TÜİK’in yaptığı en güncel araştırmada, Türk halkının %39’u henüz hiç internet kullanmadığını belirtiliyor. İnternet kullanan kesimin ise sadece 3’te 1’i bugüne kadar online alışverişler tanışmış.
  • Bu tüketici grubu incelendiğinde, online alışveriş yapmalarının önündeki en temel etken güven unsuru olduğu görülüyor. Tüketicilerin ilk online alışveriş deneyimlerinin olumlu olması ile güven algılarının hızlıca değişebildiğini destekleyen araştırmalar bulunuyor.
  • Bu nedenle online alışverişi destekleyecek geniş çaplı kampanyalar yapılması, ödeme ve iade süreçlerinin tüketicileri mağdur etmeyecek şekilde tasarlandığının iletişiminin yapılması ve yayınlanacak kamu spotları ile online alışveriş yapmayan tüketicilerin algısı iyileştirilebilir.
  • Uzun dönemde de henüz hiç internet kullanmamış kişilerin geniş çaplı kampanyalar, vergi indirimleri, eğitimler vb. aksiyonlarla internet kullanmaları sağlanarak, online alışverişle de tanışmaları sağlanabilir.
  • Tüketicilerin yanı sıra, sektörlerin ve kamunun e-ticaret algısı, kendilerine ve ekonomiye katkısı üzerinde durularak iyileştirilebilir. Özellikle e-ticareti düzenleyen kamu kurumlarının, sektörün ihtiyaçlarına uygun ve hızlı kararlar alabilmesi adına e-ticaret ve dinamikleri ile ilgili daha fazla bilgilendirilmeleri önemlidir.

C Perakendecilerin E-Ticaret Ekosistemine Daha Fazla Dahil Olması: 

  • Türkiye’de e-ticaret sektörü bugüne kadar büyümesini daha çok sadece online’da rekabet eden oyuncuların büyümesi ile sağlandı. Oysaki dünya standartlarında e-ticaret büyüklüğüne sahip olmak için gerekli gelişim ancak klasik perakendecilerin de sisteme hızlı bir şekilde dahil olması ile gerçekleşebilir.
  • Türkiye’de özellikle mega ve büyük ölçekli perakendeciler, son dönemde online’de var olmanın öneminin farkına varmaya başladılar. Perakendeciler e-ticareti tek başına ayrı bir kanal olarak değil, mevcut kanallarının bir tamamlayıcısı olarak konumlamalıdır.
  • Türkiye’de istihdamın çok büyük bir kısmını sağlayan KOBİ’ler ise, e-ticaret faaliyetlerine halen oldukça uzaktır. KOBİ’lerin pazara girmesi için mevcut destek programları ve platformlara ilave olarak, KOBİ’lerin de oluşturulacak Turquality benzeri programdan faydalanmaları sağlanabilir. Sektördeki başarılı oyunculardan öğrenim sağlamaları için mentörlük sistemi kurulabilir ve uzun dönemde ise dijital yetkinliklerini artıracak eğitim programları düzenlenebilir ve e-ticaretten elde edilecek kazanç için belirli bir süre vergi ertelemesi uygulanabilir.

D Teknik Altyapının İyileştirilmesi

E-ticaret sektörünün gelişimi için internet, lojistik ve ödeme altyapılarının gelişmiş olması çok önemlidir.

Türkiye sabit internet abonelerinin %75’inin DSL abonesi olduğu göze çarpmaktadır. Mobil tarafta ise, sırası ile 3G ve 4.5G teknolojileri ile mobil internet kullanımı artmıştır. Fakat mobil abonelerin hala %35’inin internet aboneliği bulunmamaktadır. Fiber altyapı çalışmalarına hız kazandırılarak internet altyapısının gelişimi ve kullanımının artması sağlanabilir.

E-ticaret, değişken talep, binlerce farklı noktaya ve kısa sürelerde teslimat gibi gereksinimleri nedeniyle klasik perakendeden farklı lojistik yetkinlikler gerektirmektedir. Klasik perakendecilerin e-ticarete geçişlerinde; talep planlama, stoklama, tedarik, dağıtım, ürün takip vb. süreçlerde gerekli yetkinlikleri anlayıp uygulayabilmeleri çok önemli. Teslimat ise tüketicilerin son derece önem verdiği ve satın alma kararlarını etkileyen bir süreç. Ücretsiz teslimat, aynı gün teslimat, tüketicilerin kargolarının durumlarını eş zamanlı takip edebilmeleri gibi önemli trendler izlenirken, müşterilere ürünlerinin eksiksiz ve hasarsız ulaştırılması da gerekiyor. İade süreçleri basitleştirilirken,  güven damgası çalışmaları kapsamında süreçlere standartlar getirilmesi memnuniyet ve güveni artıracaktır.

Ödeme tarafında ise Türkiye’nin oldukça güçlü. Hem kart kullanımının yaygın olması hem de yüksek mobil ve internet bankacılığı kullanımı e-ticaretin önemli dinamiklerinden. Yine de online alışverişte kredi kartı kullanımı konusunda tüketiciler güvenlik kaygısı yaşayabiliyor. Alternatif ödeme yöntemlerinin ön plana çıkarılması ve bankaların uyguladığı harcama itirazı kurallarının tüketiciye daha net anlatılması ile güven algısı daha da iyileştirilebilir. 

E   Mevzuat’ın Sektörü Destekleyecek Şekilde Düzenlenmesi:

  • 1 Mayıs 2015 tarihinde Türkiye’deki ilk E-Ticaret Kanunu yürürlüğe girdi ve kanun sektörün bazı ihtiyaçlarına cevap vermeye başladı Yine de, e-ticaret niteliği gereği birçok farklı düzenleme alanının kapsamına girmeye devam ediyor.
  • Farklı düzenleme alanları ve kanunlar sonucu alınan kararlar kimi zaman karışıklık ve uyuşmazlıklara neden olabiliyor.
  • Bu durumların önüne geçilmesi için farklı aksiyonlar alınabilir. Örneğin; tüketicilerin ve sektör temsilcilerinin çıkarlarının daha iyi temsil edilebilmesi adına, farklı Kurumlar tarafından alınacak aksiyonlar öncesi sektör tarafında görüş birliğini sağlayabilecek TOBB E-Ticaret Meclisinin konuya ilişkin görüşleri alınabilir. TOBB E-Ticaret Meclisi’nin iletişim ve bilgi alma konularında idari yapı tarafından ilk kontak olarak benimsenmesi, sektör ihtiyaçlarının idari yapı tarafında daha net anlaşılmasını ve daha hızlı adımlar atılmasını sağlayabilir.
  • Farklı kanunlardaki uyuşmazlıklar, TOBB E-Ticaret Meclisi tarafından raporlanarak, uyuşmazlıkların sırası ile yatay koordinasyonu sağlayacak oluşuma ve ilgili Bakanlıklara sunulması sağlanabilir.
  • E-ticaret sektörü olgunlaştıkça, sektörün regüle edilmesi için çıkarılan E-Ticaret Kanunu’nun kapsamı, uyuşmazlık ve çelişkili durumlara yer bırakmayacak şekilde genişletilebilir. Bu sayede, tüm hukuki konularda E-Ticaret Kanunu başvurulabilecek ilk ve tek kaynak olabilir.
  • Sektörün yeni girişimleri destekleyecek şekilde canlı tutulması için gerekli regülatif desteklemenin yapılması sağlanabilir.
  • Fraud işlemler nedeniyle sektör oyuncularının katlandığı chargeback yükü oldukça yüksektir. Fraud işlemlerin engellenmesi için sektör oyuncularının BKM nezdindeki kara liste bilgilerine erişimi sağlanabilir. Ayrıca, oyuncuların kendi veri tabanlarında tuttukları kara liste bilgilerini birbirleri ile paylaşabileceği bir platform oluşturulabilir.
  • İlave olarak, 2017 yılında çalışmalarına başlayan Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun da sektörün ihtiyaçlarına uygun kararlar vermesi ve tüketiciyi korurken e-ticareti sınırlayacak kararlar vermemesi de oldukça önemli.

Raporun detaylarına buradan ulaşabilirziniz.


gittigidiyor








Yorum bırakın

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar yıldızla belirtilmiştir.